ilahiislam

Kadir Gecesi

31/8/2009 | Kategori: Guncel

Kadir Gecesi


1. Kadir Gecesinin Mahiyeti
2. Hadislerde Kadir Gecesi
3. Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
4. Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
5. Neden "Kadir" Gecesi?
6. Bu gecede nasıl dua edelim?

Kadir Gecesi

En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.

Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa "Leyletü'1-Kadr" ifadesini açıkça zikretmektedir:
"Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır."

Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :
"O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir."

Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.

Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.

Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur'ânî sofraya başta Kur'ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü'minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü'minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed'in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.

Hadislerde Kadir Gecesi

- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi'ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız

- İbn-i Abbâs (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb'ım! Siz leyle-i Kadr'i Ramazan'ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazan’ dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır

- Âişe (r.a)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan'ın son on günü girince, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa'y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı.

- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh'den: Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.

Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
"Bin ay" seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.

Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, "Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir" diyerek Kadir Suresini okudu ve, "İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır" buyurdu.(1)

Diğer bir rivayette Resulullah’a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)

Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.
Bu sure, Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.


Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur'an’ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat’i bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal'i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur'an-ı Hakîm'i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.

Sure neden Kadir Gecesinde indi?

Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en uygun vakti de gece vaktidir.

Neden "Kadir" Gecesi?
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)

"Kadr" kelimesinde "tazyik" manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.

Bir hadiste, "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır" buyurularak buna işaret edilir. (4)

Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız" mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)

Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.
Bunun için mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.

"Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir." (6)

Bu gecede nasıl dua edelim?
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:
"Dedim ki, 'Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam "Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin' buyurdu
"

Kaynaklar
1) Hak Dini Kur an Dili. 6:4592
2) Muvatta. İtikâf:6
3) Duhan Suresi, 3.
4) Hak Dîni Kur'ân Dili, 9:5970.
5) Müsned, 2:27.
6) Buhari, Siyam: 71, İbni Mâce, Dua

31/8/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Dostun Attığı Gül

30/5/2009 | Kategori: Guncel

 

“Kardeşlerimden ricâ ederim ki: Sıkıntı veya ruh darlığından veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan veya şuursuzluktan arkadaşlardan sudur eden fena ve çirkin sözleriyle birbirine küsmesinler ve ‘Haysiyetime dokundu’ demesinler. Ben o fena sözleri kendime alıyorum. Damarınıza dokunmasın, bin haysiyetim olsa kardeşlerimin mabeynindeki muhabbete ve samimiyete fedâ ederim.”
(Uhuvvet Risalesi, s. 74

Hallac-ı Mansur, cezbe ve sekir halinde söylediği ve mazur bulunduğu Ene’l-Hak cümlesi yüzünden idama mahkûm edilir. Onu asılacağı meydana getirdiklerinde etrafta mahşerî bir kalabalık vardır. Hallac-ı Mansur darağacını görünce güler ve kalabalık arasında gördüğü dostu Şibli’den seccade isteyerek iki rek’at namaz kılar. Ardından şöyle duâ eder: “Allah’ım burada senin dinin uğruna gayrete düşüp beni öldürmek için toplananların suçlarını affet.”

Bu esnada kalabalık içinden özellikle düşmanları, fırsat bu fırsat diye Hallac-ı Mansur’a taşlar atarlar. Hallac-ı Mansur bunlara ah bile demez hatta tebessüm eder, ama dostu Şibli ağlayarak kırmızı bir gül atınca Hallac-ı Mansur inler ve şöyle der: “Taş atanlar avam takımı, bilmiyorlar, halden anlamazlar. Onların taşı bizi incitmez ama halden anlayan bir dostun attığı gül bile bizi incitti, canımızı acıttı.”

İnsan hayata daha çok dostlarıyla, sevdikleriyle tutunur. Sevinçlerini onlarla paylaşarak arttırırken, acılarını hüzünlerini yine onlarla paylaşarak azaltır. Kişi, tanımadığı kimselerden bir kötülük, bir haksızlık gördüğünde çok incinmez, en azından hayal kırıklığına uğramaz ama dostundan gördüğü küçük bir eziyete bile katlanması çok zor olur. Başkalarının, hakkında yanlış düşünmeleri insanı fazla üzmez, yıpratmaz; ama sevdiği birisi, hakkında yanlış düşünürse, zarar verecek bir davranışta bulunursa işte bu insanı üzer, incitir. O kişi sıradan biri değildir çünkü, belki en zor günlerinde yanında olmasını beklediği insandır. Her şartta desteğini umduğu, hayatta en çok güvendiği kimselerden biridir. Hani Temel deniz kenarında yürürken elinde bir yılan taşıyormuş. “Neden elinde yılan taşıyorsun?” diye sorulunca “Denize düşersem lâzım olabilir” cevabını vermiş… İşte dostluk, denize düştüğümüzde yılana sarılmak zorunda kalmayışımızdır. Elimizden tutup bizi çıkaracak birisini her zaman yanımızda bulabilmemizdir.

Dostun gönlü, dostuna karşı hassastır, çok şeyler bekler ondan… Bu yüzden insan dostluk hukukuna çok dikkat etmelidir. Özellikle dostla hal ve harekete, konuşmaya özen göstermek gerekir. Çünkü bazı sözler, keskin kılıç gibidir, dostluğu keser, kalpte tedavisi zor yaralar açar, kalpteki muhabbet çiçeklerini kurutur. Bazen yerinde olmayan gereksiz bir istek, küçük bir tavır veya söz bile, çok büyük mutlulukların elden kaçırılmasına sebep olur.

Dostluk, fedakârlık ve emek ister. Her şeyi karşısındaki insandan bekleyerek elde edilemez hakikî dostluklar. Dostluk; mutluluk, üzüntü, hastalık, sağlık, darlık ve bollukta dostunun yanında olabilmektir. Marifet iyi gün dostu olmak değildir. Sadece iyi gününde yanında olmak dostluk da değildir zaten. Sahte dostluktur olsa olsa. Günümüzde ahlâkî bozulmanın etkisi dostluklarda da gösteriyor kendisini maalesef. Artık menfaat hesapları ortaya girince dostlar birbirlerine taş atmaktan bile çekinmiyorlar. Ve nice pırlanta yürekli insanlar, çok önemsiz basit dünyevî meseleler uğruna birbirlerinden ayrı düşüyorlar.

Bediüzzaman, kendisine en ağır haksızlıkları yapan insanlara bile bedduâ etmeyecek ve onların imanlarını kurtarmaları için duâ edebilecek seviyede gönlü büyük bir insandır. Böyle bir insanın eserlerini okuyanlar, günümüzde en ufak meseleleri gurur meselesi yaparak, amel cihetiyle bir nevî ortaklıkları da bulunan kardeşlerine küsebilirler mi, küsmeye hakları var mıdır?

Evet, insan dostun attığı gülden bile incinir ama Uhuvvet Risâlesi gibi bir reçeteye sahip olanlar, kardeşi kendisine gül değil taş bile atsa, o kardeşine karşı adavet beslemez, beslememeli. Kendisine düşmanlık edenlerin, hatta kendisini zindana atanların bile ıslâhı için duâ eden ve onlara acıyan bir Üstad’ın yolundan gidenler, her ne kadar ummadıkları bir şekilde dostları veya kardeşleri tarafından haksızlığa uğrasalar da, onlara gücenmeye hakları olabilir mi? Mesleği haliliye, meşrebi hıllet olanlar, birbirleri için ‘en yakın dost, en fedakâr arkadaş, en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş’ olmak zorundadırlar. ‘Bizler muhabbet fedaileriyiz, husûmete vaktimiz yoktur’ diyen Bediüzzaman’a talebe olma arzusunda bulunanlara yakışan şey, gerçekten muhabbet fedaisi olabilmektir. Ve marifet, Uhuvvet Risâlesi’ni başkaları için değil, insanın kendisi için okuyabilmesidir. Zira uhuvvet anlayışında küsmenin yeri yoktur. Bazen içten bir tebessüm, bazen bir selâm, bazen bir ses bile dostun gönlünde sevgi çiçeklerinin yeşermesini sağlayabilir. Zaten, ne hayat birilerine adavet edecek kadar uzundur, ne de dünyevî meseleler birilerine adavet edecek kadar önemlidir… Hafız-ı Şirazî’nin de dediği gibi, ‘Dünya öyle bir metâ değil ki, bir nizâa değsin.’

Hayatımızda kaç tane güzel dostumuz var acaba? Ya da tersinden soracak olursak, şu kısa hayatta kaç kişi için gerçekten güzel bir dost, güzel bir kardeş olabildik? Dostlarımıza, kardeşlerimize karşı hareketlerimize çok dikkat edelim ve kalplerini kırdıysak hemen özür dilemeyi de asla ihmal etmeyelim. Çünkü yarın özür dilemek için çok geç olabilir.

Ne mutlu İhlâs ve Uhuvvet anlayışının gereğini yerine getirebilenlere… Ne mutlu şu kısa hayatta en yakın dost, en fedakâr arkadaş, en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olabilenlere…

30/5/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Gül Mevsimi

22/4/2009 | Kategori: Guncel

mohammad_the_prophet_of_islam

Gül mevsimi geldi mi her şey bize yâr olur
Gönüller gül kokarken geceler nehâr olur

Bad-ı saba getirir diyâr-ı gülden koku
Figan eden bülbüle şifayâb rüzgâr olur

Gözyaşıyla yoğrulur şebnemler yanağında
Dönüşür yağmurlara damlalar cuybâr olur

Yağmur damlalarıyla yıkanırken gülistan
Dile gelir goncalar çiçekler gülnâr olur

Gül derip gül yüzünden armağanlar taşısam
Çoraklaşan şu dünya yemyeşil diyâr olur

Gül renginle boyanır kuşanır özlemini
Kalbim aşkınla yanıp tutuşarak var olur

Ey bülbülün sevdası sultanı gülistanın
Sensiz bütün mevsimler bize sonbahar olur

22/4/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Osman Nuri Topbaş Efendi’den önemli mesajlar

13/3/2009 | Kategori: Guncel

Osman Nuri Topbaş Efendi’den önemli mesajlar

"Muhataplarınıza, saygınlık ifade eden kelimelerle hitap ediniz.” İnce ruhlu insanlara yakışan bir üslup olarak anlıyoruz. Ahmed yerine Ahmed Bey, Mehmet Efendi, Ayşe Hanım, sevgili oğlum, kıymetli kızım, fedakâr eşim... gibi dilimizin edepten nasiplendiğinin alameti olan ifadelerdir. Bakara Sûresi"nin 282. ayetinin verdiği bir mesajı, hiç aklımızdan çıkarmamalıyız. “Allah"tan korkun. Allah size gerekli olanı öğretir.” Takva kimliğinin, insana kazandırdığı çok nimetler vardır. Takva, insanın Allah"tan korkarak yaşamasını, ilahi ölçülere riayet ederek hayat sürmesini, Allah"ı görüyormuşçasına, hayata çeki düzen verilmesini isteyen bir güzelliktir. İslâmiyetin inceliklerini kavrayamayanların, sohbet meclislerinden nasiplenmeyenlerin, bu ve benzeri incelikleri kavraması ve anlaması oldukça zordur.
“Firavunun sihirbazlarındaki şerefli tavır, bizlere örnek olmalıdır.”
Hocamızın bu ifadesini anlamak için, hemen vakit geçirmeden, Kur"an"a müracaat etmeliyiz. A"raf Sûresi"nin 109-126. ayetleri, ilgili hadiseyi büyük bir ibret tablosu olarak anlatır. Hz. Musa"nın asa mucizesi, Firavun"un sihirbazlarının deyneklerini yutar ve Firavun ile kavmi orada yenilir ve küçük düşer. Sihirbazlar ise, Hz. Musa"ya ve Rabbimize iman ederler. Buna sinirlenen Firavun, sihirbazlarını tehdit ederek, “Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım” dedi. Bu tehdit karşısında, Müslüman olan sihirbazlar, hiç korkmadan, paniğe kapılmadan Rabbimize müracaat ederek, “Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al” dediler.
Rabbimizin emirleri, farzları karşısında, bir duruş sergilenmesi ifade ediliyor. Kolaylığa kaçarak, “Ya Rabbi! Bizi Firavun"un yapacağı bu işkenceye karşı koru, işkencelere tahammül edemeyiz, ne olursun bize yardım et” denmiyor. Üzerimize sabır yağdır yarabbi. Bize uygulanacak o ağır işkence karşısında dinimizden, imanımızdan dönmek istemiyor ve canlarımızı Sen"in yolunda seve seve vermek istiyor ve müslümanca can vermek istiyoruz. İşte mesaj budur. Allah"ın dinine karşı gösterilecek fedakârlık budur. Hocamız, böyle bir seviye elde etmenin yolunu da belirtiyor:
“İnsan, sevdiğine, sevdiği kadar fedakârlık yapar.”
Bunun yolu ise, çile çemberinden geçmektir. Seher aşıklarını, korkaklıkla, pısırıklıkla itham edenlerin ellerinde somut bir belgeleri yoktur. Kalemin ve gönlün yapacağı iş, kılıcın yapacağı işle kıyaslanmayacak kadar büyüktür. 10 senelik Medine devlet hayatında, savaşlar, seriyyeler ve gazvelerde ölen insan sayısı sadece 650 kişidir. Bunun 400 kadarı küfür cephesindeki ölü sayısı iken, 250 tanesi ise şehit olmuştur. İslâmiyet"e kılıç dini değil, kalem dini, mürekkep dini, kitap dini demek, hastaya yapılacak son müdahalenin ameliyat olduğunu bilmek ve kılıç müdahalesinin son çare olacağını hesaba katmak, son ümmetin temel şiarıdır. Hocamızın konumuz ile alakalı açıklayıcı ifadesi, cidden dikkat çekicidir.
“Halik"in bakışıyla, mahlûkata nazar etmelidir.”
Hz. Ali"ye ait olduğu söylenen bir söz vardır: Kudurmuş köpeği bile eziyet ederek öldürmek haramdır... Diğer taraftan, Efendimiz"in eşya ile, hadiseler ile olan irtibatı, iletişimi bizler için büyük irşattır. “Öldürürken güzel öldürün” buyuran Efendimiz, insana ne kadar değer vermektedir. Üzerine basarak hutbe irad ettiği ağaç kütüğü, küçük bir çocuğun elinden tutarak Medine şehrini dolaşması, bir kadının, aç bıraktığı kedi yüzünden cehennemi boylaması ve bir erkeğin merhamet ederek susamış bir köpeğe su verip cennete gitmesi, Uhud Dağı"nı sevdiğini, dağın da kendisini sevdiğini beyan etmiş olması ve daha sayılamayacak kadar hadiseler, bizler için sevmeyi, muhabbeti, fedakârlığı, insani ilişkilerin önemini anlatmakta ve ümmetinin her yerde ve her şartta örnek olmasını istemektedir.

vakit

13/3/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Fotolarla Gazze K A T L İ A M I

12/1/2009 | Kategori: Guncel

1. GÜN İSRAİL FÜZELERİ ÖLÜM YAĞDIRDI İsrail'in Gazze'deki hava saldırılarının ilk gününde hayatını kaybedenlerin sayısının 225'e yükseldiği bildirildi. İsrail, 6 aylık ateşkes 19 aralıkta sona erdikten sonra Gazze şeridinde Hamas'ın hakmiyetine son vereceğini ilan etmişti. Bu arada, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Gazze'deki askeri operasyonlarının hemen bitmeyeceğini, gerekli görülmesi halinde kapsamının genişletileceğini söyledi.
The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_1.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

2. GÜN 24 SAATLİK BİLANÇO: 279 ŞEHİT İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarının bilançosu giderek ağırlaşıyor. Son bilgilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 279'a çıktı, bombardımanlar sürüyor. Bölgedeki yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail uçakları Hamas tarafından kullanılan "Saraya" adlı güvenlik karargahını bombaladı. En az 3 füze isabet eden karargahın yerle bir olduğu belirtildi. Bombardımanda ilk belirlemelere göre 10 kadar Filistinli'nin yaralandığı öğrenildi, ölü olup olmadığı henüz belirlenemedi. İSRAİL ORDUSU, YEDEK ASKERLERİNİ SİLAH ALTINA ÇAĞIRIYOR İsrail ordusu, muhtemel bir kara operasyonu için yedeklerini silah altına çağırıyor.İsrail radyosunun haberine göre, İsrail hükümeti, Savunma Bakanı Ehud Barak'ın talebi doğrultusunda, 4500 yedek askerinin silah altına çağrılmasına onay verdi. İSRAİL'DEN GAZZELİLERE TELEFONLA UYARI İsrail'den gecenin geç saatlerinde Gazzelilere telefonlarla yapılan uyarılarla, evlerinde silah bulunduranların vurulacağı bildirildi.

The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_2.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

3. GÜN GAZZE KAN GÖLÜNE DÖNDÜ İsrail savaş uçaklarının Gazze'ye yönelik hava saldırıları bugün de devam etti.İsrail ordu sözcüsü, savaş uçaklarının bu sabah Gazze Şeridi'ni kontrolü altında bulunduran Hamas örgütüne ait 40 hedefi vurduğunu açıkladı. Gazze'ye yönelik hava saldırıları 3. gününe girerken Filistinli yetkililer şimdiye kadar 315 kişinin hava saldırıları sonucu hayatını kaybettiğini belirtti. "GAZZE SALDIRILARI GENİŞLEYEBİLİR" İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının üçüncü gününde, gerekli olduğu takdirde harekatın genişletilebileceğini açıkladı. İSRAİL SAVAŞ UÇAKLARI İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BİNASINI VE İSLAM ÜNİVERSİTESİ'Nİ BOMBALADI İsrail savaş uçaklarının, Gazze'de Hamas'ın İçişleri Bakanlığı binasını ve İslam Üniversitesi'ni bombaladığı bildirildi. İSRAİL KATLİAMINA ÖFKELENEN BİR FİLİSTİNLİ 3 İSRAİLLİ'Yİ BIÇAKLADI İsrail'in Gazze Şeridi'nde 300 civarında kişinin ölümüne yol açan saldırılarının akabinde Batı Şeria'da bir Filistinli Yahudi yerleşimcilere saldırdı. 3 kişiyi bıçaklayan Filistinli, bir yerleşimcinin açtığı ateşle vuruldu.

http://www.timeturk.com/images/gallery/465_3.jpg

4. GÜNBÜYÜMEZ ÖLÜ ÇOCUKLARİsrail'in tıbbi yardım malzemesi ve gıda maddelerinin geçişine izinvermediği Gazze, 4'ücü gününe giren operasyonla büyük bir insanlıkdramının eşiğinde.Hayatını kaybedenlerin sayısının 364'ü bulduğu, yaralı sayısının 1400'üaçtığı bölgede yaralılar tedavi edilecek ilaç, hastane, doktorbulamıyor. "BİZ İNSAN DEĞİL MİYİZ?"İsrail'in Gazze saldırılarında beş kızını kaybeden anne ve babanınhaykırışı...Babası, ''Ben ne El Fetih ne de Hamas üyesiyim, sıradan birFilistinliyim'' diyerek dünyayı suçluyor.

The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_4.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

GAZZE'DEKİ VAHŞET YOUTUBE'DA İsrail ordusu, cumartesi gününden beri Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını YouTube'daki kendi paylaşım sitesi üzerinden yayımlıyor. İsrail'in Gazze Şeridi'ne cumartesinden beri yağdırdığı bombalar yüzünden ölenlerin sayısı 400'e yaklaşırken, bunlar arasında 39 çocuk bulunuyor. Yetkililer, bin 700'den fazla kişinin de yaralandığını belirtiyor. Avrupa ülkelerini de ikiye bölen "ateşkes" tartışması, İsrail kabinesini böldü.Dışişleri Bakanı karşı çıktı. Savunma Bakanı "Düşünelim" dedi. Başbakan'ın yardımcısı "İnsani kriz yok ki bir ateşkes olsun" dedi..

http://www.timeturk.com/images/gallery/465_5.jpg

İNSANİ KRİZ YOK Kİ' Filistin'in Gazze bölgesine bombalar 5 gündür aralıksız yağıyor. Ölü sayısı 385'e, yaralı sayısı ise 1600'e dayandı. Avrupa ülkelerini de ikiye bölen "ateşkes" tartışması, İsrail kabinesini böldü.Dışişleri Bakanı karşı çıktı. Savunma Bakanı "Düşünelim" dedi. Başbakan'ın yardımcısı "İnsani kriz yok ki bir ateşkes olsun" dedi..

http://www.timeturk.com/images/gallery/465_6.jpg

İSRAİL SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR İsrail, Gazze'ye yönelik geçen cumartesi başlattığı hava harekatına bugün de devam ediyor.İsrail uçakları, Gazze'yi bombalarken Hamas da İsrail topraklarına roket fırlatıyor. Geçen cumartesinden bu yana en az 417 Filistinli hayatını kaybetti. Yaralıların sayısı da bin 850'ye çıktı. BM tahminlerine göre, ölenlerin dörtte biri sivil.

The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_7.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

İSRAİL KARA BİRLİKLERİ GAZZE'YE GİRDİ İsrail ordusunun "Dökme Kurşun" adını verdiği, bir haftadır süren ağır hava bombardımanlarının ardından, kara birlikleri de operasyonun 8.'nci gününde Gazze Şeridi sınırlarından girdi. İsrail ordusu, operasyonun ikinci aşamasının amacının, "İsrail'in güneyine yönelen roket saldırılarını etkisiz hale getirmek ve Hamas'ın terör alt yapısını imha etmek" olduğunu duyurdu. Filistinli hastane kaynaklarına göre, saldırıların 8. gününde 75'i çocuk ve 21'i kadın toplam 452 Filistinlinin öldüğü ve 2 bin 290 kişinin yaralandığı belirtildi.

The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_8.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

9. GÜN GAZZE ATEŞ ALTINDA İsrail ordusu, kara harekatı başlattığı Gazze Şeridi'nde gece boyunca meydana gelen çatışmalarda 2'si ağır toplam 30 askerinin yaralandığını açıkladı. Ayrıca, uçakların, gece boyunca 45 Hamas hedefini bombaladığı, bunlar arasında tünellerin, silah depolarının ve havan mermisi mevzilerinin bulunduğu kaydedildi. Kara saldırılarının ilk 24 saatinde hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 35'i bulurken, 9 gündür devam eden "Dökme Kurşun" operasyonu sırasında ölenlerin sayısı da 505'e ulaştı. Operasyonda yaralananların sayısının ise 2300 civarında olduğu ifade ediliyor.
The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_9.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

10. GÜN İSRAİL DURMUYOR:527 ŞEHİT İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 27 Aralıktan bu yana en az 527 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordu sözcüsü, hava saldırılarının ardından başlayan kara harekatında onlarca Hamas direnişçisinin şehit edildiğini, yaralanan 6 İsrailli askerden ikisinin durumunun ağır olduğunu açıkladı. Görgü tanıkları, İsrail kuvvetlerinin, Beyt Lahya'nın iç kesimlerine doğru ilerlediğini ve burada yaşayanlara bölgeyi terk etmeleri çağrısında bulunduğunu söylediler.

http://www.timeturk.com/images/gallery/465_10.jpg

11. GÜN GAZZE'DE ÇATIŞMALAR ŞİDDETLENDİ Gazze Şeridi'nde İsrail ordusunun yerleşim birimlerinin bulunduğu bölgelerde ilerlemeye başlamasıyla çatışmalar şiddetlenirken, İsrail, uluslararası toplumun ateşkes girişimlerine kulak tıkıyor. Bugün, Gazze'de yüzlerce Filistinlinin, çatışmalar nedeniyle sığındığı BM okuluna İsrail tankları tarafından saldırı düzenlendi.Saldırıda ölü sayısının 40'a yükseldiği bildirildi. Uluslararası Kızılhaç Komitesinin operasyonlar direktörü Pierre Kraehenbuehl de, gazetecilere bugün yaptığı açıklamada, 27 Aralıkta başlayan İsrail'in saldırılarında şimdiye kadar yaklaşık 600 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 binden fazla da yaralı bulunduğunu açıkladı.

http://www.timeturk.com/images/gallery/465_11.jpg

12. GÜN BOMBARDIMANA HER GÜN 3 SAATLİK ARA! İsrail askeri sözcüsü Avital Leibovich, bugünden itibaren geçerli olmak üzere, ordunun her gün 3 saat Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanı keseceğini açıkladı. Sözcü, yerel saatle 11.00 ile 14.00 arasında bombardımanların duracağını kaydetti. GAZZE'DE SON DURUM: 666 ŞEHİT Gazze Şeridi'nde ateşkes sağlanması için diplomatik çabalar hız kazanırken İsrail de bölgeyi hava saldırıları ve tank ateşiyle vuruyor. 12 gündür devam eden saldırılarda hayatını kaybeden Filistinliler'in sayısı 666'ya ulaştı. GAZZE İÇİN MEHMETÇİK FORMÜLÜ Orta Doğulu bir diplomat Gazze için Türkiye'ye çok uluslu güç oluşturma görevinin verilebileceğini belirtti. ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ SÜRÜYOR İsrail ve Hamas, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin İsrail ile Filistin Özerk Yönetiminin Fransa-Mısır ateşkes planını kabul ettiği açıklamasına rağmen, bu konudaki görüşme ve değerlendirmelerin sürdüğünü bildirdi.

The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_12.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

13. GÜN GAZZE'DE HAVA SALDIRILARI İsrail uçaklarının Gazze'de düzenlediği hava saldırılarının 13. gününde 3 Filistinli hayatıunı kaybetti, 14 Filistinli yaralandı... Sağlık görevlileri, Gazze Şeridi'nde, sahil bölgesindeki hedefleri bombalayan İsrail uçaklarının, Gazze'nin kuzeyinde İslami Cihad örgütüne mensup silahlı 3 Filistinliyi öldürdüğünü, 2'sini de yaraladığını belirtti. İsrail ordusunun "Dökme Kurşun" adını verdiği, 13 günlük ağır saldırıların ardından en az 670 kişinin hayatını kaybettiği 3 binden fazla da yaralı bulunduğu belirtildi.

The image ?http://www.timeturk.com/images/gallery/465_13.jpg? cannot be displayed, because it contains errors.

14. GÜN SAVAŞ İKİNCİ CEPHEDE Korkulan oldu ve bölge yeni bir savaşın eşiğine geldi. Gazze'yi vuran İsrail'e, kuzey sınır komşusu Lübnan'dan 3 roket atıldı. Hizbullah 'Biz değiliz' dedi. Filistinli örgütler hedefte.

http://www.timeturk.com/images/gallery/465_14.jpg

15. gün...
Halen savaş sürüyor, insanlık izliyor...
Kassam Tugayları ve Kudüs Seriyyeleri Gazze'yi müdafaaya devam ediyor. Siyonistlere ağır kayıplar verdiriyor...

<_script /><_script />

12/1/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Bizi Affet...

12/1/2009 | Kategori: Guncel

12/1/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

İsrail ordusunun moralini bozan Hamas planı

12/1/2009 | Kategori: Guncel



 

Özgürlük tutkunu, esiri benim
Gözümde AKSA'nın benim
Elimde şehadet karanfillerim
Yıllardır umutla bekler gözlerim

Fikrimde bilenir her nur mermisi
Kalbimin kalsa da son bir nefesi
Bu yolun bulunur bin divanesi
Özgürlük yolunda ümitle bekler

Özgürlük tutkunu, esiri benim
Gözümde AKSA'nın benim
Elimde şehadet karanfillerim
Yıllardır umutla bekler gözlerim


Ecelim sararken güvercin kanat
Alnıma yazılır ölümsüz ayet
Kalmde başlarken bir yeni hayat
Rüzgarlar fısıldar şehid şehadet

Özgürlük tutkunu, esiri benim
Gözümde AKSA'nın benim
Elimde şehadet karanfillerim
Yıllardır umutla bekler gözlerim

İsrail'in Gazze'de başlattığı katliamın görgü tanıklarından olan Batmanlı Muhammed Latif Altun, Hamaslılar ile göğüs göğüse çarpışmadan mümkün oldukça kaçınan ve karşı karşıya gelmekten korkan İsrail askerlerinin psikolojisinin bozulduğuna dikkat çekti. 
  
 
 Altun, yaptığı açıklamada, Gazze'ye yönelik ağır bombardıman sırasında Sina Çölü ile Gazze sınırında, Refah sınır kapısında olduğunu ifade ederek, saldırı sonrası yardım için girdikleri Gazze'de bombaların adeta yağmur olup yağdığını her yerin yakılıp, yıkıldığını, kadın ve çocuklar başta olmak üzere 800'den fazla kişinin şehadet şerbetini içtiğini dile getirdi.

Yüzlerce insanın parçalanarak öldüğünü, binlerce insanın ise ölüm kalım mücadelesi verdiğini belirten Altun, "Havadan evlerinizi terk edin diye bildiri gönderiyorlar, bildiriyi okumadan bombalar patlıyor. Hastaneler, camiler, okullar ve ambulanslar vuruluyor." dedi.

Yaralı bir Hamas mücahidinin son nefesini vermeden önce Allah'a yalvarıp 'Ya Rabbi, Cennet'in o güzelliğine layık olamadım, Cehennem'e ise dayanacak gücüm yok, bana tövbe kapısını aç' dediğini duyduğunu anlatan M.Latif Altun, şehitlik mertebesine ulaşan Filistin halkının Allah'a yakarışlarında bile mütevazılık olduğunu dile getirdi.

Altun, Filistin halkının en çok gıda, ilaç ve para yardımına muhtaç olduğunu belirterek, "Türkiye, Endonezya ve İran başta olmak üzere tüm ülkeler Filistin halkına yardım ediyor ancak Türkiye bu katliamda gereken yardımı yapmakta üzerine düşeni yaptı ve güttüğü politikada başını asla eğmedi. Bu yönden Filistin halkı Türkiye'ye adeta minnettar." şeklinde konuştu.

Arap ülkelerindeki halkın ayaklandığını ancak devlet rejimlerinin İsrail politikaları yüzünden bu tepkilerin sonuçsuz kaldığını vurgulayan Altun, İsrail varlığı Ortadoğu'da son bulana dek kan ve gözyaşının süreceğinin altını çizdi.

Hamas mücahitleri ile göğüs göğüse çarpışmadan mümkün oldukça kaçınan ve karşı karşıya gelmekten korkan İsrail askerlerinin psikolojisinin bozulduğuna dikkat çeken Altun, şunları söyledi: "Kara harekatına katılan İsrail askerleri korkudan altlarına yapıyor. Bu nedenle çare olarak kendilerine çocuk bezi bağlıyorlardı. Saldırı boyunca 126 İsrail askeri öldürülürken, 36 sivil İsrail vatandaşı da hayatını kaybetti. 8 İsrail tankı ile 7 zırhlı araç imha edildi. Bir tankın imha edildiğini gözlerimle gördüm. Üzerine bombaları bağlamış bir Hamas mücahidi, İsrail tankının üzerine atlayarak üzerindeki bombaları patlatıp tankı imha etti." -  CİHAN

12/1/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

“İşte Yahudileri korkutan hadis!”

12/1/2009 | Kategori: Guncel



Yazının tamamını okumaya vakti olmayanlar olabileceğini düşünerek, önce ayeti kerimeyi aktaralım, sonra meselenin izahına geçelim.

 

(MÂİDE suresi 64. ayet)          (Resmi:5/İniş:110/Alfabetik:60)

وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّهِ مَغْلُولَةٌ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُوا بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيْفَ يَشَاء وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيراً مِّنْهُم مَّا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًا وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ كُلَّمَا أَوْقَدُوا نَارًا لِّلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا اللّهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الأَرْضِ فَسَادًا وَاللّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُفْسِدِينَ

Okunuş Ve kaletil yehudü yedüllahi mağluleh ğullet eydihim ve lüinu bi ma kalu bel yedahü mebsutatani yünfiku keyfe yeşa' ve le yezidenne kesiram minhüm ma ünzile ileyke mir rabbike tuğyanev ve küfra ve elkayna beynehümül adavete vel bağdae ila yevmil kiyameh küllema evkadu naral lil harbi atfeehellahü ve yes'avne fil erdi fesada vallahü la yühibbül müfsidin
Diyanet Çevirisi Bir de Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lânete uğrasınlar! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.
Diyanet Vakfı Yahudiler, Allah'ın eli bağlıdır (sıkdır) , dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lânet olasılar! Bilâkis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.
Elmalılı Orijinal Bir de Yehudîler «Allahın eli bağlı» dediler, ve dedikleriyle dilediği gibi bahşediyor, celâlim hakkı için sana rabbından indirilen onlardan bir çoğunun tuğyanını ve küfrünü arttıracaktır, maamafih biz onların arasına kıyamete kadar sürecek buğz ve adavet bıraktık, her ne zaman harb için bir yangın tutuşturdularsa Allah onu söndürdü, hep yer yüzünde fesad için koşarlar, Allah ise müfsidleri sevmez
Elmalılı Sade. 1 Bir de Yahudiler: «Allah'ın eli bağlıdır.» dediler ve dedikleri yüzünden elleri bağlandı ve la'netlendiler. Hayır, O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi nimet veriyor. Andolsun ki, sana Rabbinden indirilenler, onlardan birçoğunun azgınlığını küfrünü artıracaktır. Bununla birlikte, aralarına kıyamete kadar sürecek olan bir düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir ateş tutuşturdularsa, Allah onu söndürdü. Onlar yeryüzünde bozgunculuk için koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.
Elmalılı Sade. 2 Yahudiler, «Allah'ın eli çok sıkıdır» dediler. Söyledikleri söz sebebiyle onların elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Aksine Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü azdırıyor. Biz, onların aralarına tâ kıyamete kadar düşmanlık ve kin atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozğunculuğa koşarlar. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.
Ö. N. Bilmen Ve Yahûdi tâifesi, «Allah'ın eli bağlanmıştır» dediler. Bu dedikleriyle kendi elleri bağlandı ve lânet olundular. Hayır, bilakis (Cenâb-ı Hakk'ın) iki eli de açıktır, dilediği gibi infakta bulunur. Ve and olsun ki, sana Rabbinden indirilmiş olan şey, onlardan birçoğu için tuğyanı ve küfrü arttıracaktır ve Biz onların arasına Kıyamet gününe kadar düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakıverdilerse onu Allah Teâlâ söndürdü ve onlar yeryüzünde fesada koşarlar. Allah Teâlâ ise müfsit olanları sevmez.
S. Ateş Yahûdiler "Allâh'ın eli bağlıdır (Allâh cimridir)". dediler. Kendi elleri bağlandı ve söyledikleri sözden ötürü la'netlendiler. Hayır, Allâh'ın iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Biz onların aralarına tâ kıyâmet gününe kadar düşmanlık ve kin atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allâh onu söndürmüştür. (Onlar) yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allâh da bozguncuları sevmez.
A. Bulaç Yahudiler: "Allah'ın eli sıkıdır" dediler. Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır; O'nun iki eli açıktır, nasıl dilerse infak eder. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkârlarını arttıracaktır. Biz de onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin salıverdik. Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.
Muhammed Esed Yahudiler, "Allahın eli sıkıdır" derler. Sıkı olan onların elidir: Ve bu iddialarından dolayı (Allah tarafından) lanetlenmişlerdir. Tersine, Onun elleri sonuna kadar açıktır: O, (lütfunu) dilediği gibi dağıtır. Ama (ey Peygamber,) Rabbin tarafından sana indirilen her şey, onların çoğunun kibirli küstahlıklarında ve hakikati inkarda daha inatçı yapacaktır. Böylece biz, Kitab-ı Mukaddesin takipçileri arasına Mahşer Gününe kadar (sürecek) kin ve nefret tohumları saçtık: ne zaman savaş ateşi yaksalar Allah onu söndürür; ve onlar yeryüzünde yozlaşmayı ve çürümeyi arttırmak için ellerinden geleni yaparlar: Allah ise yozlaşmaya ve çürümeye yol açanları sevmez.
Y.N. Öztürk Yahudiler dediler ki: "Allah'ın eli bağlıdır." Kendi elleri bağlandı/elleri bağlanasıcalar! Söylemiş oldukları yüzünden lanetlendiler. Söylediklerinin aksine, Allah'ın iki eli de alabildiğine açıktır; dilediği gibi bağışta bulunur. İnan olsun ki, Rabbinden sana indirilen, küfür ve taşkınlık yönünden onları iyice azdıracaktır. Onların arasına, ta kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yaksalar, Allah onu söndürür de onlar yeryüzünde yine bozgunculuğa koşarlar. Ama Allah, bozguncuları sevmez.
S. Yıldırım Yahudiler: "Allah’ın eli bağlıdır." dediler. Hay kendi elleri bağlanasılar!Hay dediklerinden dolayı mel’ûn olası adamlar! Hayır, hiç de öyle değil! Allah’ın iki eli de açıktır. Dilediği şekilde infak eder.Rabbinden sana indirilen âyetler, mutlaka onlardan birçoğunun azgınlığını ve gâvurluğunu artıracaktır. Bununla beraber, Biz onların aralarına, kıyamete kadar sürüp gidecek bir kin ve nefret bıraktık.Her ne zaman onlar savaş çıkarmak için bir yangın tutuşturdularsa Allah onu söndürdü. Sırf fesat çıkarmak için dünyanın her tarafında koşup dururlar. Allah müfsitleri sevmez.
Tefhimü-l Kuran Yahudiler: «Allah'ın eli sıkıdır» dediler. Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır; O'nun iki eli açıktır, nasıl dilerse infak eder. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun tuğyanlarını ve küfürlerini artıracaktır. Biz de onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin salıverdik. Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah onu söndürmüştür. Yer yüzünde bozgunculuğa çaba harcarlar. Allah ise bozguncuları sevmez.
Fizilalil Kuran Yahudiler «Allah'ın eli sıkıdır» dediler. Bu sözlerinden ötürü elleri bağlansın. onlara lanet olsun! Tersine O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Rabbin tarafından sana indirilen ayetler onların çoğunun azgınlığını ve kafirliğini arttıracaktır. Onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek bir düşmanlık ve kin saldık. Ne zaman savaş ateşini körüklediler ise, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde hep fesad, bozgunculuk peşinde koşarlar. Oysa Allah bozguncuları sevmez.
A. Gölpınarlı Yahûdiler, Allah'ın eli bağlıdır dediler, elleri bağlanasılar, söyledikleri söz yüzünden lânete uğrayasılar. Hayır, Allah'ın iki eli de açıktır, dilediği gibi ihsânda bulunur. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını, kâfirliğini arttıracak ve biz, onların arasına kıyâmete dek düşmanlık ve kin saldık. Ne vakit savaş için bir ateş yaktılarsa Allah söndürdü o ateşi ve onlar, yeryüzünde bozgunculuğa koşup dururlar ve Allah, bozguncuları sevmez.
H. S. Yeter Yahudiler, Allah'ın eli bağlıdır (sıkdır), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lânet olasılar! Bilâkis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.
A. Uğur Yahudiler, Allah'ın eli bağlıdır (sıkdır), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lânet olasılar! Bilâkis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.
G. Onan Yahudiler, "Tanrı'nın eli sıkıdır" dediler. Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır, O'nun iki eli açıktır, nasıl dilerse (öyle) infak eder. Andolsun, rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de onların arasına kıyamet gününne kadar sürecek düşmanlık ve kin salıverdik. Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Tanrı onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Tanrı ise bozguncuları sevmez.
Ş. Piriş Yahudiler: - Allah’ın eli sıkıdır, dediler. Böyle dedikleri için elleri bağlandı ve lanete uğradılar. Oysa Allah’ın elleri açıktır, nasıl dilerse sarfeder. Elbette Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Onların arasına kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körükleseler Allah onu söndürür. Yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah bozguncuları sevmez.
Yusuf Ali (EN) The Jews say: Allah's hand is tied up. Be their hands tied up and be they accursed for the (blasphemy) they utter nay, both his hands are widely outstretched: he giveth and spendeth (of his Bounty) as he pleaseth but the revelation that cometh to thee from Allah increaseth in most of them their obstinate rebellion and blasphemy. Amongst them we have placed enmity. And hatred till the day of judgment. Every time they kindle the fire of war, Allah doth extinguish it; but they (ever) strive to do mischief on earth. And Allah loveth not those who do mischief.
M. Pickthall (EN) The Jews say: Allah's hand is fettered. Their hands are fettered and they are accursed for saying so. Nay, but both His hands are spread out wide in bounty. He bestoweth as He will. That which hath been revealed unto thee from thy Lord is certain to increase the contumacy and disbelief of many of them, and We have cast among them enmity and hatred till the Day of Resurrection. As often as they light a fire for war, Allah extinguisheth it. Their effort is for corruption in the land, and Allah loveth not corrupters.


Öncelikle, geçen hafta yayınlanan “İşte Yahudileri korkutan hadis!” başlıklı yazımıza gösterdiğiniz ilgiye teşekkürler. Anlaşılan o ki, gözümüzün önünde cereyan edip giden tüm olaylar, referans aldığımız temel kaynaklar penceresinden nasıl görünüyor diye ciddi bir merak ve talep de var. Bu nedenle, bugün bir ayet mealini sizlerle paylaşmak istiyorum.
İsraillilerin işlediği onca vahşete rağmen, ateş altındaki Filistinlilerin ruhunu ferahlatan ve Gazze’de yaşayanların metanetlerini kaybetmemelerine neden olan ayeti kerime mealen şöyle:
“Onlar (Yahudiler) ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse, Allah onu söndürmüştür.” (Maide Süresi, 64)
Ayeti kerimenin güzelliğine bakın. İnsanın zulme karşı direnç göstermek için başka motivasyon kaynağı aramasına gerek var mı? Garantiyi Allah veriyor.
Onun içindir ki, ABD’nin ürettiği yüksek teknoloji ürünü son model silahlar her defasında önce Filistinlilerin üzerinde denenmesine, üstelik rahat soykırım yapabilsinler diye dünyanın görmezden gelip destekçi çıkmasına rağmen, İsrail bir avuç insanla baş edemedi ve her defasında pes etti. Aslında sadece İsrail dememek lazım… Arkasındaki tüm güç odakları sonuç alamadılar.
Yukarıda yer verdiğimiz ayeti okurken, Gazze’ye saldırıların başladığı ilk gün, okullarında mezuniyet sevinci yaşarken bombardımana yakalanan ve az sonra ölecek olan gencecik polis adaylarından birinin gürül gürül şahadet getirmesini gözünüzün önünde canlandırabilirsiniz. Ah vah edip yalvaran değil, son nefesinde bile ruhen dimdik ayakta olan bir insan göreceksiniz.
Ya da, nerede ise tüm uzuvları parçalandığı halde, sağlam kalan kan revan içindeki tek kolunu yukarı kaldırarak kanlı şahadet parmağı ile “Allah Bir” işareti yapan gencecik delikanlıları, ya da yanında bebeği ve çocukları şehit olmuş yatarken, şarapnel parçaları ile lime lime olmuş bedeninde topladığı son enerjiyi yaralı parmağını göğe dikmek için kullanan kadınları düşünün ve ebediyen unutmamacasına zihninize kazıyın.
Hep birlikte görüyoruz… Ne yürek, ne iman varmış Gazzelilerde…
Yokluk, açlık, sağanak gibi yağan bombaya rağmen, metanet nedir, iman nedir dünyaya gösterdiler.
Ülkemizde bir iki olay olunca, bırakın bomba patlamasını, bir çukurdan 3-5 bomba çıkınca moraller sarsılıyor. Gazze’den ülkemize ve tüm inananlara ulaşan mesaj, “Ey Müminler gevşemeyin. Mahzun olmayın. Siz eğer (gerçekten) mümin iseniz, (düşmanlarınıza galip ve onlardan) çok üstünsünüz” ayetini bize en çarpıcı bir şekilde yansıtmak oluyor. (Al-i İmran/139)
Gazze’de yaşananların insanlığa verdiği bir mesaj muhakkak ki var. Allah kullarına hiçbir zaman zulmetmediğine göre, zulüm gibi görünen o karanlıktan tüm insanlığın geleceğini aydınlatacak ışık huzmelerinin ilk işaretleri de yükselebilir.
Filistin de yaşananlarla yukarıda verdiğimiz ayette müjdelenen açık gerçeği bir arada düşündüğümüzde, İstiklal Marşımızda yer alan şu satırları daha rahat anlama imkânı buluyoruz. Ne diyor Milli Şairimiz Mehmet Akif;
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Filistin’de yaşananları izlerken, Gazzelileri bu ruh ve ümit içinde görüyorum. Kaldı ki umutsuzluk Müslüman açısından bir şirk konusudur. “Onlar (Yahudiler) ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse, Allah onu söndürmüştür” şeklindeki ilahi vaade tereddütsüz iman etmek ve bu badireden kurtulmak için de elbirliğiyle tüm insanlık olarak gereğini de yapmak durumundayız.
Sayın Emine Erdoğan’ın gözyaşları ile anlattığı gibi, masumiyetin ve tüm insani değerlerin öldüğü o noktada, bilemiyoruz belki de insanlığın yeniden dirilişine zemin hazırlayacak tohumlar ekiliyordur.
Sabır…
Biz bir adım atalım, ilahi yardım koşarcasına bize ulaşacaktır.
Son olarak şu noktanın da altını çizmek gerekiyor.
Yaşadığımız kültürün ikliminde herhangi bir ırka mahsus özel bir düşmanlık tarih boyu bu topraklarda asla tohumlanmadı. Açık yüreklilikle söylüyorum; Arap dünyasının ortasında bir adacık gibi duran Yahudiler bir zulümle karşılaşsalar, daha önce olduğu gibi bu millet vicdanıyla onların da yardımına yine tereddütsüz koşacaktır. Bize de bu yakışır. Çünkü adaletin terazisi din, ırk farkı gözetmez.
İnsanlığın ölümüne daha fazla sessiz kalmamak için, ‘haydi insanlık’ diyoruz.
 
İlgili link: “İşte Yahudileri korkutan hadis!”
 
Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber 7

12/1/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

İsrail Ordusunun Vurduğu Çocuklar

12/1/2009 | Kategori: Guncel

20:39 İsrail ordusu, 16 gündür düzenlediği bombardımanda 300'e yakın çocuğu şehid etti. İsrailli liderler ise Hamaslı teröristleri öldürdüğünü ileri sürmekte. Gazze'den dünyaya yansıyan görüntüler, İsrailli liderlerin İddialarını yalanlamaktadır. Gazze'ye düzenlenen bombardımanda yaralanan onlarca cocuk hergün hastaneye kaldırılmakta.

20:38 Şucaiyye'ye düzenlenen bombardımanda bir Filistinli şehid düştü.

20:35 Haaretz: Peres: Gazze'deki askeri operasyon birkaç gün daha sürecek.

20:33 Selahaddin caddesi bombalanıyor.

20:31 Şucaiyye mahallesinde şiddetli patlama sesleri duyuldu.

20:29 İsrail özel birlikleri ile Filistinli direnişçiler, Gazze'nin batısında şiddetli çatışmaya girdi.

20:27 Görgü tanıkları, İsrail uçaklarının Gazze'ye saldırı düzenleyebilmek için Mısır hava sahasını kullandığını söylediler.

20:25 Gazze şehrinde patlama sesi duyuldu.

20:20 Hava desteği ile ilerleyen İsrail askerlerinin Hidayet camisine kadar ulaştıkları, bugün öğle saatlerinde ise gerei çekildikleri öğrenildi. Filistinli direnişçiler buradaki çatışmada 12 şehid verdi.

20:18 Savaş uçakları Rafah üzerinde görüldü.

20:16 Savaş uçakları Gazze'nin doğusunu vurmakta.

20:14 Gazze'nin kuzeyinde Şeyh Rıdvan bölgesinde bulunan Ebu Bekir Camisinin yakınlarına füze yağdırıldı.

20:12 Almanya Dışişleri Bakanlığı, Gazze'ye yapılan silah kaçakçılığının önüne geçmek, Mısır'ın ateşkes girişimine destek olmak için Kahire'ye heyet göndereceğini ilan etti.

20:10 Gazze sahiline yakın bölgeyi bombalıyor.

20:09 İsrail savaş uçakları, Beyt Laheya'yı bombalıyor.

20:08 Ramal mahallesindeki Kültür bakanlığı vuruldu.

20:06 Ramal mahallesinde bir eve füze isabet etti.

20:05 Gazze'de şiddetli patlama sesleri duyuldu.

20:03 Gazze'de şehid düşenlerin sayısı 889'a yükseldi.

20:00 İsrail ordusunun Mısır sınırına yakın bölgelerde düzenlediği füze saldırılarında en az 15 polis yaralandı.

12/1/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Gazzeli anne acısını mektuba döktü

9/1/2009 | Kategori: Guncel

 

Gazze Şeridi’ndeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşayan Necva Şeyh, saldırıların acısını BM Mülteciler Yardım Örgütü’ne yazdığı mektup ile anlattı. İşte o mektup:



Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinlilerin çoğu, İsrail devletinin kuruluşu sırasında evinden olan mülteciler. İçlerinden biri, bir anne, BM Mülteciler Yardım Örgütü’ne içlerinde bulundukları durumu çok iyi anlatan bir mektup yazdı. Mektup BM’nin sitesinde yayınlandı. 

BM, internet sitesinde yayınladığı mektuba “Anlamsız bir hayattan anlamsız bir ölüme” başlığını koymuş. Mektupta yer alan ifadeler şöyle:

“Yarının daha iyi olacağına ve yarın daha güvende olacaklarına dair çocuklarıma hiçbir güvence veremiyorum. Onlar da zaten tüm bunların ne zaman biteceğini, normal hayatlarına ne zaman dönebileceklerini sormaktan vazgeçtiler.

Ne ben ne de çocuklarım İsrail savaş makinelerinin hiç dinmeyen bombalama seslerine tahammül edemiyoruz. Tam vurmadan önce, füzelerin çıkarttığı ıslık seslerinin ne kadar korkutucu olduğunu tahmin edemezsiniz. Her saldırıda, ‘İşte bu sefer hedef benim’ diye düşünüyorsunuz ve bombalar isabet etmeden önce saniyeleri sayıyorsunuz.

Savaş gerçekten de çok zalim ve biz, Filistinli mülteciler, savaşın zulümüne defalarca tanık olduk. Ama bu seferki savaş hepsinden daha zalim. Merhamet diye bir şey kalmamış; çocuk, yaşlı bir adam ya da anne karnında doğmamış bir bebek arasında fark gözetilmiyor. İsrail’e göre hepsi suçlu ve hepsi ölmeyi hak ediyor.

Bitmesini ümit etmeyi bıraktım. Hayat sadece bizim için değil, çocuklarımız için de anlamını yitirdi. Ölüler listesine, bir sayı, sadece bir sayı olarak eklenmeyi beklemekten başka bir şey yapamıyoruz.

Tek dileğimizse ailecek, bir arada ölmek... Böylelikle hiçbirimiz diğerini kaybetmenin acısını yaşamak zorunda kalmayız.”

Necva Şeyh
6 Ocak 2009
Nuseyrat Mülteci Kampı, Gazze Şeridi

 

9/1/2009 | Kategori:Guncel| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/3|

Design downloaded from FreeWebTemplates.com
Free web design, web templates, web layouts, and website resources!